-
“Eğer Gaybı Bilseydim…”
Kur’an, gaybın yalnızca Allah’a ait olduğunu vurgularken; hadis literatüründe Hz. Muhammed’e geleceğe dair çok geniş bilgiler isnat edilir. Bu makale, Kur’an’ın çizdiği peygamber profili ile tarih boyunca oluşan gayb merkezli rivayet kültürü arasındaki gerilimi ayetler üzerinden incelemektedir.
-
Dinin Kaynağı: Vahiy, Rivayet ve İnsan
Din nasıl anlaşılmalı? Peygamberin konumu nedir? Rivayetler hangi ölçüyle değerlendirilmelidir? Bu makale; vahiy, peygamber ve insan arasındaki ilişkiyi yeniden düşünmeye davet ediyor. Kur’an’ın korunmuş ve temel kaynak olduğu bir çerçevede; peygamberin rolü, rivayetlerin sınırı, hüküm meselesi, insanın kendini kandırma ihtimali ve takvanın neden vazgeçilmez olduğu derinlemesine ele alınıyor. Amaç, ne peygamberi devre dışı bırakmak ne de insan yorumlarını vahyin yerine koymak; dini, Allah’ın çizdiği sınırlar içinde yeniden düşünmeye çalışmak.
-
Servetin Yönü: Kur’an’da Ekonomi ve Ahlâk İlişkisi
Ekonomi çoğu zaman üretim ve kazanç üzerinden anlaşılır. Oysa Kur’an, meseleyi daha derin bir yerden ele alır: servetin nasıl dolaştığı, insanın mal ile kurduğu ilişki ve bu ilişkinin topluma nasıl yansıdığı. Bu makale, Kur’an’daki ayetler üzerinden servetin birikimi, paylaşımı, faiz, ticaret, ölçü ve tüketim gibi başlıkları birlikte ele alarak, ekonomik düzenin aslında ahlâkî bir zemin üzerine kurulduğunu gösterir.
-
Kur’an’a Göre İnsanlar Olağanüstü Güçlere Sahip Olabilir mi?
Kur’an’da anlatılan bazı kıssalar ilk bakışta olağanüstü olaylar içeriyor gibi görünür. Bu nedenle Kehf suresinde Hz. Musa’nın karşılaştığı “Allah’ın özel bilgi verdiği kul” ve Neml suresinde Hz. Süleyman’ın huzuruna getirilen Sebe melikesinin tahtı, bazı yorumlarda insanların da olağanüstü güçlere sahip olabileceğinin bir delili olarak gösterilmiştir. Ancak Kur’an’ın bütününe bakıldığında insan bilgisinin sınırlarının açık bir şekilde çizildiği görülür. Bu makale, Kur’an’daki yedi temel ayetin ortaya koyduğu bilgi çerçevesini inceleyerek Kehf ve Neml kıssalarını yeniden değerlendirir. Metnin dikkatli bir analizi, bu kıssalarda anlatılan olayların insanların doğaüstü güçlere sahip olduğunu göstermekten çok, insan bilgisinin sınırlılığını ve Allah’ın bilgisi karşısındaki konumunu hatırlattığını ortaya koymaktadır.
-
Kur’an’da Ribâ: Borç, Hak ve Modern Sistem
Ribâ gerçekten sadece faiz midir? Bu makale, Kur’an’da geçen ribâ kavramını modern finans terminolojisinin dar çerçevesinden çıkararak yeniden ele alıyor. “Ana paranız sizindir” ilkesinden hareketle ribânın bir oran değil, borç üzerinden zaman karşılığı hak üretme mekanizması olduğunu ortaya koyuyor. Modern kredi sistemlerinin neden bu çerçevede ribâ kapsamına girdiğini, her artışın ribâ olmadığını ve Kur’an’a uygun bir borç düzeninin nasıl mümkün olabileceğini ayetler, örnekler ve tarihsel perspektif eşliğinde tartışıyor. Sonuçta soru şuna dönüşüyor: Borç, hayatı mı destekliyor, yoksa hayatı mı ipotek altına alıyor?
-
Ölçüyü Kaybeden Medeniyet (3): Ölçü Hayata Dokunduğunda
Bu bölümde mesele artık teorik değildir. Aile, ilişkiler, cinsellik, çıplaklık, tüketim, zaman, içki, faiz, zulüm ve kutsal algısı gibi alanlarda Kur’an’ın ölçüsü günlük hayata tutulmuş bir ayna hâline gelir. Okuyucu bu bölümde başkalarını değil, kendi alışkanlıklarını ve tercihlerini sorgulamaya davet edilir. Bu bir tekrar değil; bilinçli bir yüzleşmedir.
-
Ölçüyü Kaybeden Medeniyet (2): Kur’an’ın İnşa Ettiği Medeniyet
Eleştiriden sonra asıl soru ortaya çıkıyor: Kur’an nasıl bir hayat inşa eder? Bu bölümde Kur’an’ın insan anlayışı, ahlâk ölçüsü, adalet ilkesi, ekonomi yaklaşımı, toplumsal dayanışma anlayışı ve dünya–âhiret dengesi ele alınıyor. Kur’an’ın sunduğu medeniyetin, çağdan kopuk değil; insanı savrulmaktan koruyan dengeli bir hayat tasavvuru olduğu ayetler ışığında gösteriliyor.
-
Ölçüyü Kaybeden Medeniyet (1): Modern Dünyanın Normalleştirdiği Yanlışlar
Modern dünyada “medeniyet” adı altında sunulan birçok değer gerçekten insanı yüceltiyor mu, yoksa onu ölçüsüzleştirerek savuruyor mu? Bu bölümde ahlâkın görecelileştirilmesi, aile yapısının çözülmesi, cinsellik, tüketim, faiz, bireysellik ve kutsalın itibarsızlaştırılması gibi başlıklar Kur’an’ın ölçüsüyle ele alınıyor. Normal kabul edilen hayat tarzlarının Kur’an açısından neden sorunlu olduğu, ayetler eşliğinde ortaya konuluyor.
-
Kur’an’da Adalet: Hakikatin Yerinde Kalması
Kur’an’da adalet, insanın kendi ölçüsünü koyması değil; konulmuş olan ölçüyü bozmamasıdır. Bu makale, adaleti hukukla sınırlı bir kavram olarak değil, hakikatin yerinde kalması olarak ele alıyor. Şahitlikten ticarete, hüküm vermeden çatışma anlarına kadar Kur’an’ın adalet anlayışı ayetler üzerinden adım adım inceleniyor ve günümüz dünyasında ne anlama geldiği somut örneklerle tartışılıyor.
-
Kur’an, Sayı ve Yetki: 19 İddiası Üzerinden Bir Metodoloji Eleştirisi
Bu makale, Kur’an’da “19 mucizesi” olarak bilinen iddiayı yalnızca sayısal veriler üzerinden değil, metodolojik ve imanî sonuçları üzerinden ele almaktadır. Çalışma, sayısal uyum arayışının hangi noktada masum bir gözlem olmaktan çıkıp ayet eleme, metni yeniden konumlandırma ve yetki aşımı problemine dönüştüğünü ortaya koymaktadır. Özellikle Tevbe 128–129 ayetleri örneği üzerinden, matematiksel bir sistemi koruma adına vahyin nasıl ikinci plana itilebildiği gösterilmekte; Kur’an’ın kendi beyanı doğrultusunda nihai ölçünün sayı değil, vahyin kendisi olduğu vurgulanmaktadır. Makale, 19 iddiasının teknik bir tartışmadan öte, Kur’an’la kurulan ilişkinin mahiyetini belirleyen ciddi bir iman sorunu ürettiğini savunmaktadır.